enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
7,4799
EURO
9,0426
ALTIN
442,16
BIST
1.557
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Kar Yağışlı
3°C
İstanbul
3°C
Kar Yağışlı
Salı Çok Bulutlu
3°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
7°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
10°C
Cuma Parçalı Bulutlu
12°C
film izle hd film seyret totobo pdf indir wordpress tema indir

Düşünceler değişir, kaderiniz değişir

Negatif veya pozitif, bilinçaltına kaydedilen her düşünce bir gün gerçekleşir. Hayat yolculuğunda özgürleşmek ve kendi rotamızı çizebilmek için …

Düşünceler değişir, kaderiniz değişir
12.01.2021
A+
A-

Negatif veya pozitif, bilinçaltına kaydedilen her düşünce bir gün gerçekleşir. Hayat yolculuğunda özgürleşmek ve kendi rotamızı çizebilmek için bilinçaltının gücünün farkında olmalıyız. MTB Academia Kurucusu, Tasavvuf ve Kuantum Eğitmeni Murat Tulga Buyruk, bilinçaltı yüklerimizden kurtulmak ve hayatımızın sorumluluğunu elimize almak için önemli bilgiler veriyor.

“Önce kendimizi iyi tanımalı ve doğru düşünmeyi öğrenmeliyiz”

“Hepimiz bilinç varlıklarız ve bilinçaltı dışarıda yaşadığımız hayatın içimizde oluştuğu, şekillendiği yerdir. Odaklandığımız, üzerinde yoğunlaştığımız şeyi gerçekleştiririz. Bilinçaltınızın saklı gücüyle bağ kurup onu açığa çıkararak yaşamınızı derinden değiştirebilirsiniz. Ancak hayat yolculuğunda omuzlarımıza binen yükler ve yoğun yaşam temposu bize bunu unutturuyor. Sonuçta düşündüklerimizle beklediğimiz aynı olmadıkça hayatımız da istediğimiz yönde ilerlemiyor. Özellikle bilinçaltımızda biriken negatif yükler ve kök inançlar, tekrar tekrar aynı olumsuzlukları yaşamamıza neden oluyor.”

“Üst bilinç ve bilinçaltı zihinlerinin dengesini kurmak önemli”

Bu dengeyi kurabilmek için öncelikle üst bilinç ve bilinçaltı kavramlarını iyi anlamalıyız. Bilinç, beyinde işleyen ve açığa çıkan bir sistemdir. Üst bilinç ve bilinçaltı olarak ikiye ayrılır. Biz, bilinçli zihnimizle düşünür, kavrar ve mantık yürütürüz. Üst bilinçte düşündüğümüz ve sıklıkla tekrarladığımız, alışageldiğimiz bu düşünceler bilinçaltına indiğinde, komut olarak algılanır ve gerçekleştirilir. Aslında eskiden büyüklerimizin sıklıkla söylediği, iyi düşünürsen iyi, kötü düşünürsen kötü olur sözü bunun en basit ifadesidir ve doğrudur. Bilim de bunu ispatlıyor zaten.

“Beynimizin yüzde 27’lik bölümü üst bilinç, yüzde 73’lük bölümü ise bilinçaltıdır”

Aslında hayatımızı yöneten bilinçaltıdır. Sağlığımızla ilgili veya maddi manevi hayatımızda ne varsa bilinçaltı tarafından, düşüncelerimizin bir sonucu olarak yaşamımızda oluşmuştur. Kısaca tek gücümüz kendi düşüncelerimizdir ve artık bunun farkına varmalıyız. Bir insanın dışarıdan alabileceği hiçbir şey yoktur; dünyamız tüm olayları ile birlikte, bizim düşüncelerimizle yaratılır. En yıkıcı düşünceler de yaratma gücü taşırlar, bizler olumsuzluğun da yaratıcılarıyız. Kendi yarattığımız dünyaya tepki vermek yerine, olayların sıcak izlerini sürmeyi, bunları üreten BEN’lik durumlarına geri dönerek, onları etkisiz hale getirip ortadan kaldırmayı bilmeliyiz.

“Depresyon, fobilerimiz hepsi bilinçaltına yerleşmiş tekrarlayan olumsuz duygu ve düşüncelerin yansımasıdır”

Aklımızda tutmamız gereken en önemli husus; bilinçaltı her zaman andadır, zaman kavramı yoktur yani bilinçaltı için geçmiş, gelecek veya görece yoktur. Bilinçaltının tek malzemesi düşüncelerimizdir ve onun görevi düşüncelerimizi bize tekrar tekrar yaşatmaktır. Kısaca bilinçli zihnimizde düşündüğümüz bir düşünce bilinçaltına indiğinde, bilinçaltında görece olmadığı için doğru, yanlış veya iyi, kötü diye bakılmaksızın gerçekleştirmek üzere işleme alınıyor. Bu noktada da oluşmuş çekirdek inançlarımıza bakmak gerekiyor.

“Çocukken kodlanan düşüncelerin bedelini hayatınız boyunca ödemeyin”

Çekirdek inanç, anne rahminden başlayarak bilinçaltımıza kodlanan, kendimizle ilgili düşünce kalıplarının sistematik toplamıdır. Bir nevi, çocuklukta bizi etkileyen olayların ardından çıkardığımız bireysel sonuçlardır. Zararsız görünen bu sonuçlar, duygu yoğunluğunun eşlik ettiği bir düşünce olarak meydana gelir. Daha sonra ise biz farkına bile varmadan inanç olarak bilinçaltımıza yerleşir. Bu durum zamanla davranışlarımıza, duygularımıza ve hatta hayatımızın akışına yön vermeye başlar. Hayatımızda ters giden çoğu olumsuzlukların arkasında küçükken edindiğimiz yanlış kanılar yani çekirdek inançlar vardır. İşte bu nedenle, olumsuz gidişe dur demek, hayatınızın akışını ve dengesini bozan çekirdek inançları temizlemek gerekir.

Bilinçaltı temizliği ile yüklerden kurtulma dememizin sebebi bir arınma hissi vermesi. Ancak bir silme işlemi gerçekleşmiyor tabii. Bunun için hafızanın silinmesi gerekir ki böyle bir şey mümkün değil. Bu nedenle bu çalışmaya bilinçaltını yeniden programlama diyoruz aslında. Tam olarak yaptığımız olumsuz duygulara yüklediğiniz anlamları değiştirerek, değişim ve dönüşüm sağlamak.

“Müzik, frekans ve renk terapisiyle olumsuz kayıtlar dönüşüyor”

Bilinçaltındaki olumsuz bir kaydı dönüştürmemiz mümkün. Bunun için objektif ve dengede bir zihin ile yaşanan olayların, negatif ve pozitif her iki tarafını da görmek gerekiyor. Biz bu konularda farkındalık yaratmak ve bilgi vermek için seminerler düzenliyoruz. Ayrıca Bio-frekans bilinçaltı telkinleri, renk ve müzik terapisiyle bireysel çalışmalarımıza da devam ediyoruz.  Bilinçaltının çalışma sistemini iyi bilmek, sağlıksız düşünceleri sağlıklı yeni düşüncelerle değiştirmek yaşamımızı iyileştirmenin ilk adımıdır. Bilinçaltını doğru ve güzel düşüncelerle beslersek, bağışıklık sistemimiz güçlenir, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan daha sağlıklı bir yaşam süreriz.

Ses frekansları ile şifalanın

Bilim evrendeki her şeyin kendine özel frekans aralığında titreştiğini kanıtlamıştır, bedenizmizdeki her organın, duygularımızı etkileyen her hormonun da kendine has frekans aralıkları olduğunu tespit etmiştir.  Frekans bozuksa negatif, frekans düzgün ve uyumluysa pozitif oluşur. Kainatın tüm sesleri, nefes alışımız, kuşlar, okyanus, hatta renkler birer frekans. Her bir frekansın beynimizin bölgelerine, vücudumuza ayrı ayrı etkisi var. Kainatin sonsuz frekanslarından iyileştirici olanları kullanarak ruhsal ve bedensel olarak dönüşümü sağlayabiliriz. Çünkü Müzik Öz’den gelir Öz’e dokunur. Öz’den gelen ilham ve iyilik her daim iyileştirmeye odaklanır. Öz’ün frekansı uyumlu ve ahenk içerisindedir.

Hibya Haber Ajansı

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

yenibosna escort şirinevler escort