banner2

banner1

banner10

Eko-kaygının panik ataklara varan sonuçları olabilir

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz eko-kaygı, uzmanlara göre, aslında evimiz olan gezegenimizi korumak için bir miktar gerekli bir tepki ...

GÜNDEM 18.11.2021, 13:58
Eko-kaygının panik ataklara varan sonuçları olabilir

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz eko-kaygı, uzmanlara göre, aslında evimiz olan gezegenimizi korumak için bir miktar gerekli bir tepki. Uzmanlar bununla birlikte eko-kaygının aşırı olmasının, panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine dahi yol açabileceği uyarısında bulunuyor. 

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Okan Taycan, eko-kaygı ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Eko-kaygının evimiz olan gezegenimizin insan eliyle yok edilme tehdidi karşısında gösterdiğimiz doğal bir tepki olduğunu belirten Prof. Dr. Taycan, “Eko-kaygı dünyamız için bir şeyler yapmamız gerektiğinin sinyalidir, çoğu durumda tıbben müdahale edilerek düzeltilecek bir sapma ya da bozukluk değildir. Elbette bazı insanlarda aşırı olabilir. Ama burada çözüm bireysel reçetelerden ziyade toplumsal tavır almada saklıdır” dedi.

“Bize Bir Karşılık Vermeyeceğini Zannettik”

Evimize yani gezegenimize çok hoyrat davrandığımızı ve davranmaya da devam ettiğimizi anımsatan Prof. Dr. Taycan, her ilişkinin bir karşılıklılığa dayanmasına rağmen insanların çevresiyle kurduğu ilişkinin tek taraflı olduğu yanılsamasını yaşadığına dikkat çekti. “Dünyayı, kaynaklarımızı ne kadar tüketsek de bitmeyeceğine, çevremizi ne kadar kirletsek de doğanın kendini yenileyeceğine inandık” diyen Taycan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani ne yaparsak yapalım, gezegenimizin bir şekilde bunu halledeceğini ve bize bir karşılık vermeyeceğini zannettik. Ama gerçekler katıdır ve eninde sonunda insanın sorumsuzca doğayı tahrip etmesiyle iklim değişikliği denen çevresel felaket kapımızı çaldı ve tüm gerçekliği ile yüzümüze çarpılmış oldu. Kimileri içinde bulunduğumuz bu süreci ‘küresel yok oluş’ olarak adlandırmaktadırlar ki eğer gidişatı değiştirmeyi başaramazsak varacağımız noktanın orası olacağı açık.” 

Çiftçiler Arasında İntihar Oranları Arttı

Doğanın, sel felaketlerinden orman yangınlarına, hava kirliliği nedeniyle oluşan kardiyovasküler hastalıklardan salgın hastalıklara kadar pek çok şekilde tepki verdiğini, sağlığımızı ve yaşamlarımızı tehdit ettiğini ifade eden Prof. Dr. Taycan, şunları kaydetti: “Sosyal yapımızı ve fiziksel sağlığımızı tahrip eden iklim değişikliğinin ruh sağlığımız üzerinde de bazı etkileri olması kaçınılmazdır. İklim değişikliği, doğrudan müsebbibi olduğu çevresel felaketlerden sonra travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, çeşitli anksiyete bozuklukları gibi akut dönem etkilerinin yanında, uzun dönemde stres birikimiyle çaresizlik ve kaybolmuşluk hislerine, saldırganlık, intihar oranlarının yükselmesine, ümitsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dünyanın pek çok yerinde kuraklık nedeniyle yeterince ürün alamayan ve ekonomik zorluklar yaşayan çiftçiler arasında intihar oranları artmaktadır. Örneğin Hindistan’da son 30 yılda 60 bin çiftçinin kuraklık nedeniyle intihar ettiği bildirilmiştir.”

Fiziksel Olarak da Hasta Ediyor

Kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı sıcaklar gibi nedenlerle insanların yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldığını anımsatan Prof. Dr. Okan Taycan, 

“Zorunlu göç başlı başına bir travma olmakla birlikte insanın doğup büyüdüğü ve derin bağlarla bağlı olduğu mekanı terk etmesi, kesif bir kaybolmuşluk duygusuna, amaç ve anlamın kaybolmasına yol açmaktadır. Tüm bunların yanında kirlenen hava, su ve tükenen kaynaklarımız fiziksel olarak da hastalanmamıza; örneğin uyku sorunları, unutkanlık, bağışıklık sisteminin baskılanması, yeme alışkanlığımızın değişmesi ve mide-barsak sorunlarının artmasına neden olmaktadır” diye konuştu. 

Ne Zaman Patolojik Olur?

“Eko” kelimesinin Yunanca “ev” anlamına geldiğini ifade eden Taycan, “Dolayısıyla eko-kaygı evimiz olan gezegenimizin insan eliyle yok edilme tehdidi karşında gösterdiğimiz aslında doğal bir tepkidir” dedi. 

Özü itibariyle kaygının yaşamımızı devam ettirebilmemizi, olası tehditler karşısında tedbir almamızı ve harekete geçmemizi sağladığını anımsatan Taycan, şöyle devam etti: 

“Bu çerçevede bir miktar eko-kaygının çok da geç kalmadan gezegenimizi kurtarabilmemiz için gerekli ve de sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ne zaman ki çevre ile ilgili kaygımız beklenenden daha şiddetli olur veya gereğinden daha uzun sürüp işlevselliğimizi ve kişiler arası iletişimimizi bozacak şekilde kontrol dışına çıkarsa, o zaman patolojik bir eko-kaygıdan ya da eko-kaygı ile ilişkili bir bozukluktan bahsedebiliriz. Eko-kaygının aşırı olması bazı insanlarda çevreyle ilgili haberler ve dünyanın gidişatı hakkında aşırı üzülme, huzursuzluk, bazı durumlarda panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine, bir kısım insanlarda ise tam tersine ekolojik meselelerden kaçınma, çaresizlik, umutsuzluk ve hatta uç durumlarda inkar etmeye kadar varabilen tepkilere yol açabilir. Burada başta eko-kaygı olmak üzere iklim değişikliğinin ruhsal etkilerinin tıbbileştirilmemesinin de özellikle vurgulanması gerekir. Tüm bunları yaparken insan merkezciliğin tuzağına düşmemiz gerektiğini de özellikle eklemek isterim. Sadece ama sadece bir parçası olduğumuz ve birlikte yaşadığımız tüm canlı-cansız varlıkları kuşatan bir kavrayış olmaksızın çözümün mümkün olmadığını bilmeliyiz. Dünyamız hasta iken biz sağlıklı olamayız.”
 


Hibya Haber Ajansı

banner5
Yorumlar (0)
banner3
banner4
25
az bulutlu
Namaz Vakti 24 Mayıs 2022
İmsak 03:41
Güneş 05:32
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:30
Yatsı 22:13
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31